Gösterme

Siz hayal edin, biz gerçekleştirelim.

Bize ulaşın

313 Software Bilişim Teknoloji ve Danışmanlık A.Ş.

Çocuk Ortopedisi

Çocuk Ortopedisi


Özellikle 16 yaş ve altı çocuklarda yürüme bozuklukları, deformiteler, uzuvlardaki uzunluk farkları ve kırıklar ile ilgilenen bölümdür. Genel yaklaşım çocukların küçük insanlar olmasından çok kendine has özel bir anatomisi ve fizyolojisi, kendine has hastalıkları ve her hastalığının kendine has bir tedavisinin olduğu bireyler olarak değerlendirmektir.

Çarpık Ayak (Clubfoot- Pes Equınovarus)

Bu rahatsızlık çocuk doğar doğmaz tespit edilebilmektedir. Deformitenin 3 ana unsuru vardır: Ayak ucunun aşağıya doğru bakan şekli, ayağın katlanması ve topukların içe doğru dönük olması. Bu üçü birleştiğinde çarpık ayak dediğimiz ve ayağın kambur bir şekilde içe dönük olduğu deformite görünür.

Tedaviye mümkün olan en kısa zamanda başlamak gerekir. Çünkü yaşanan gecikmeler deformitenin tedaviye daha dirençli bir hale gelmesine sebep olmaktadır. Amaç en kısa zamanda bebeğimizin üstüne basabileceği yürümesinde sorun çıkartmayacak ağrısız bir ayağı sağlamaktır. Tedavinin en geç çocuk yürümeye başlamadan önce tamamlanması önemlidir.

Ponseti yöntemi ile haftalık olarak yapılan seri alçılar ile tedaviye yanıt alma şansı çok yükselmektedir. 6 ile 12 hafta arasında süren bir tedavi sürecidir. Tedavi süreci sonrasında topuğun yeterince düzelip düzelmediği değerlendirilir ve gerekirse aşil tendonuna küçük bir düzeltme operasyonu gerekebilir. Tedavi sonrasında 2 ay özel ayakkabı kullanılarak tedavi sonlandırılır. Bazı dirençli hastalarda ayağında bağ, tendon ve eklem kapsüllerine gevşetme ve uzatma işlemleri uygulanması gerekebilir.

Gelişimsel Kalça Displazisi (Doğuştan Kalça Çıkığı)

Genel olarak kalçanın yerinde olmadığı durumdur. Bu durum ya uyluk kemiği (femur) ile kalçadaki leğen kemiğindeki yuvanın (asetabulum) tam olarak ilişkisinin kesildiği tam çıkık kalça, ya uyumun bozulduğu ama uyluk kemiğinin bir kısmının dışarıda olduğu veya yukarıya doğru yer değiştirdiği yarı çıkık kalça, ya da eklemin bağlarındaki normalden fazla olan gevşekliği nedeni ile özel manevralar (Barlow manevrası) ile çıkabildiği kalçayı tarif etmektedir.

Doğuştan kalça çıkığı hamileliğin erken dönemlerinde genetik ve hormonal sebeplerden dolayı olurken hamileliğin geç dönemlerinde bebeğin anne karnında dönüşünü tamamlayamaması ya da kalça üzerine baskı oluşması nedeni ile olmaktadır. Doğum sonrasında ise kundak kullanılması kalça çıkığına sebep olmaktadır.

Tanı koyarken ilk olarak yapılacak ayrıntılı bir fizik muayene olacaktır. Erken dönemde yapılan tarama amaçlı kalça ultrasonu önemlidir. 4. Aydan itibaren ise kalça röntgeni önem taşımaktadır.

Tedavi planlanırken sebep ve hastalığın tespit edildiği zamana bağlı olarak yapılmaktadır. Genetik sebeplere bağlı hastalıklar nedeni ile olan formunda genel olarak erken dönemde ameliyat gerekebilmektedir. Ancak mekanik sebeplere bağlı olan formunda erken tanı konulursa özel bandajlarla tedavi edilebilmektedir. Geç tanı konulması durumunda 6. aydan itibaren alçılama tedavisi ve 1 yaşından sonra ise ameliyat ile tedavi edilmektedir.

Kalça Displazisi ile İlgili Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebeğinizin altını değiştirirken kalçayı açmakta zorlanıyorsanız ya da bu sırada huzursuzluk hissederseniz,

Bebeğinizin bacaklarında olan katlantılar simetrik değilse,

Yürümekte gecikirse,

Yürürken topallaması varsa,

Bacakları arasında uzunluk farkı tespit ederseniz,

Mutlaka doktorunuzla görüşünüz.

Düz Tabanlık

Bütün çocuklar düz taban olarak doğar. Zamanla birlikte ayaklarının kavsi oluşmaya başlar. Yani çocuklarda gördüğümüz düz tabanlık fizyolojik bir süreçtir. 6 yaşına kadar özel bir tedavi gerektirmez.

Sadece ayakkabı seçimine dikkat edilmesi yeterli olacaktır.

Düz tabanlık 2 alt grupta izlenmektedir. Gevşek düz tabanlık ve sert düz tabanlık. Gevşek düz tabanlıkta ayak kavsi sadece basarken kaybolur. Sert düz tabanlıkta ise ayak kavsi hiçbir şeklide oluşmamaktadır. Sert düz tabanlığı olan hastalarımızda altta yatan bir sorun olabilmektedir.

Düz tabanlık tanısı sadece muayene ile konur. Ama sert düztabanlık varsa ile tetkikler yaparaktan tanı koymak gerekebilir. Röntgen ve gerekirse tomografi çekilerek müdahale edilmesi gerek bir durum varsa tespiti gerekir.

Düz Tabanlık ile İlgili Dikkat Edilmesi Gerekenler

Eğer çocuğunuzda düz tabanlık varsa büyük ihtimalle fizyolojik bir süreçtir. Korkmanıza gerek yoktur.

3 yaşında devam ediyorsa kontrolü uygun olacaktır. Sert düz tabanlık varsa yani ayak tabanı kavsi hiçbir şekilde oluşmuyorsa erken kontrolü uygun olacaktır.

İçe Basma

Normalde erişkinler yürürken ayakları düz bir şekilde ya da hafif dışarı bakacak şekilde yürürler. Ama çocuklarda içe basma çok yaygındır. Genel olarak içe basma kalça ve dizde olan şekil bozuklukları nedeni ile olmaktadır. Ancak yine de genel olarak bu bozuklukların büyük çoğunluğu genel olarak vücut tarafından tolere edilir. Zamanla yürüme normale döner. Bazı durumlarda bozukluğun gerçekten ileri olduğu durumlarda çok çok nadir olarak ameliyat gerekebilmektedir.

Doğumsal Diz Çıkığı (Konjenital Diz Çıkığı)

Aslında çok nadir görülen bir hastalık olmasına karşın kliniğimizde normalden sık karşılaştığımız için bilgi verme ihtiyacı hissettik. Dizin bağlarında hormonal ya da genetik hastalıklar yüzünden çıkık olma durumudur. Tanısı sadece görüntü ve muayene ile konabilir. Tedaviye hemen başlamak gerekir. Seri alçılarla diz normal pozisyonuna getirilir. Alçılar ortalama 10 günde 1 yapılır. Alçılama sonrası özel bir cihaz ile tedavi edilir. 3 aydan sonra hala diz normal pozisyonuna gelmezse ameliyat ile yerine getirilir ve ameliyat sonrası yine bir süre alçı takibi gerekir. Hastaların kalçasında da çıkık olma ihtimali vardır ve dikkatli olmak gerekmektedir.

Perthes Hastalığı

Nadir görülen bir rahatsızlık olmasına karşın hem tanısı hem tedavisi zor olması nedeni ile dikkatli olmak gerekir. Çocukluk çağında kendini özellikle kalça ağrısı ile görünse de bazen sık diz ağrıları olarak da görünebilmektedir. Sebebi bilinmeyen bir şekilde kalça kemiğinin kan dolaşımının bozulmasından kaynaklanır.

Hastalık özellikle tekrarlayan kalça ve diz ağrısı olarak kendini göstermektedir. Ağrı özellikle sportif faaliyetlerle artmaktadır. İstirahatle geçmektedir. Hastalık esnasında genel olarak kemiğin beslenmesi bozulması ile birlikte uyluk kemiği (femur) başının normal yuvarlaklığının kaybolması söz konusu olabilmektedir ve deformite ile birlikte femur yuvasından çıkmaya meyillidir. Tedavi de sıkı takip ve gerekirse (nadiren de olsa gerekebilir) ameliyatla kalçayı yuvada tutmaya yardımcı ameliyatlar yapılır.

Hastalığın seyri çok değişkendir. Erken yaşlarda başlayan hastalarda sonuçları daha iyidir. Bazen ameliyatlara rağmen çok yüz güldüren sonuçlar alınmayabilmektedir. Ama tedavi de asıl olan hastanın uygun sürelerle takibi ve uygun müdahalelerin zamanında yapılması olmaktadır.

Osgood-Schlatter Ve Sever Hastalığı

Spor yapan çocuklarda sık görülen hastalıklardır. Osgood-schlatter diz alt kısımda şişlik ve ağrı olarak kendini göstermektedir. Sever hastalığı ise topukta olan ağrı olarak kendini göstermektedir.

Osgood-Schlatter diz büyüme plağının ön kısmının zorlanması, sever hastalığı ise topuk kemiği (kalkaneus) büyüme plağının zorlanması nedeni ile olmaktadır.

Bu iki hastalıkta da benzer şekilde aktivite ile artan istirahat ile azalan ağrı söz konusudur. Tekrarlayan ağrılar aileleri korkutsa da sık görülen hastalıklardır. Aslında hastalık demek bile biraz abartılı olmaktadır. Tedavi de genel olarak istirahat kısıtlaması gerekmekle birlikte nadiren bazı özel dizlikler ve tabanlıklar kullanılması gerekebilmektedir. Ama tedavide önemli olan kişiye özel planlama yapılmasıdır.

Femur Başı Epifiz Kayması

Uyluk kemiği (femur) kalça eklemine yakın olan büyüme plağının aşınması nedeni ile olan rahatsızlıktır. Özellikle hafif gürbüz erkek çocuklarında görülmektedir. Genel olarak aktivite sonrası şiddetli ağrı olarak kendini göstermektedir. Tanısını zamanında koymak çok önemlidir. Erken dönemde tanısı koyup ameliyatı gerekmektedir. Femur başı tedavi edilmeyen olgularda epifiz plağı seviyesinde yer değiştirmeye başlamaktadır. Tedavi kayma başlamadan önce pim ya da özel vidalarla sabitlenmektedir.

Çocukluk Çağı Kırıkları

Çocukluk dönemi kırık açısından önemli olmaktadır. Güzel olan kısmı çocuklarda kemiklerde remodelling denilen yeniden yapılandırma bir süreç olması nedeni ile kemiklerde bazen belli bir orana kadar olan eğri kaynamaları çocuklar tolere edebilmektedir ve neredeyse kemik kırığı ilk başta olan eğriliğe rağmen tamamen düzelebilmektedir. Ancak bu süreç biraz zaman gerektirmektedir. Tabii bazı özel kırıklarda bu durum dışında kalmaktadır.

Dirsek Bölgesi Kırıkları

Dirsek bölgesi kol kemiği (humerus) ile ön kol kemiklerinin eklem yaptığı bölgedir. Önemli bir bölgedir. Özellikle kola giden damar ve sinirlerin bu bölgeden geçiyor olması nedeni ile ayrıca önemlidir. Bu bölgedeki kırıklarda hem tedavi aşamasında hem de takip aşamasında çok dikkatli olunması gerekmektedir. Dolaşım bozukluklarının atlanması ve geç müdahale edilmesi kalıcı problemlere neden olmaktadır. Özellikle humerusun ekleme yakın bölgesinde olan kırıklarda kırığın erken müdahalesi çok önemlidir. Bu bölgedeki kırıkların kimisi hemen cerrahi müdahale gerektirirken kimisi uygun pozisyon sağlanamadığı için kimisi ise takipte pozisyon kaybı olması nedeni ile ameliyat gerektirebilmektedir.

Dirsek eklemi remodelling sürecinin zayıf olduğu bir bölgedir. Bu yüzden tam ve doğru kaynamanın sağlanması önemlidir. Aksi takdirde bütün hayatı etkileyecek şekil bozuklukları olabileceği akılda tutulmalıdır.

Dirsek Altı Kol Kırıkları

Ön kol diye anılan bölge dirsek ile el bileği arasında kalan ve iki kemikten oluşan bölgedir. El bileğinde baş parmak tarafında kalan Radius kemiği ile küçük parmak tarafında olan ulna kemiğidir. Bu bölgedeki kırıklar yerine ve hastanın yaşına göre ameliyat gerektirebilmektedir.

Erken çocukluk döneminde ameliyatsız olarak mükemmel sonuçlar alınabilmekteyken ileri çocukluk evresinde ameliyat gerektirebilmektedir. Elin fonksiyonlarını tam olarak gösterebilmesi için bu bölgedeki kırıkların da tam anatomik tedavisi gerekmektedir.

Bu bölge de erişkinlerdekinin tersine en rahat olunan bölge el bileğine yakın bölge olmaktadır. Bu bölgedeki kırıklarda kemiğin ameliyatsız olarak anatomik pozisyonunu sağlamak diğer bölgelerine göre daha kolay olmaktadır. Ancak yine de bu bölgedeki kırıklarda anatominin tama yakın sağlanamadığı ya da bazı özel kırıklarda ve kırıklı çıkıklarda ameliyat gerekebildiği akıldan çıkarılmamalıdır.

Bacak Bölgesi Kırıkları

Dizin üstünde kalan kısım yani uyluk bölgesi femur adlı kemikten oluşurken diz altında kalan kısımda kaval kemiği olarak bilinen tibia ve fibula kemikleri bulunmaktadır. Bu bölge de de tedavi hastanın yaşına göre değişiklik göstermektedir. Erken dönemlerde alçı ve atellerle tedavi mümkünken ileri dönemlerde ameliyat gerekebilmektedir.

Ağırlık taşıyan bölge olması nedeni ile tedavi de tam anatomik kemik bütünlüğü sağlanması önemlidir. Bu bölge de uygun olmayan tedaviler sonrası topallama, kısalık, şekil bozuklukları ve ayağın dışa ya içe basması gözlenebilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Eğer kırık düşünüyorsak ilk olarak yapacağımız kırık olan bölgenin hareketini mümkün olduğunca kısıtlayacak ve dolaşımını bozmayacak şekilde sabitlemektir.

Mümkünse hemen buz uygulamak gerekir.

Hemen bir doktora başvurmak gerekir.

Ameliyat duymak her zaman kulağa tatsız gelir ancak doktorunuz hiçbir zaman sizin en kıymetli hazinenizi boşu boşuna ameliyat etmez, kırık tedavisinde önemli olan hiçbir fonksiyon kaybı olmadan iyileşmeyi sağlamaktır.